Ne Güzel Uymuş

10.19.2007

    Ey erenler akıl fikir eyleyin

    Dağlara da duman ne güzel uymuş

    Yaradan aşkına şükür eyleyin

    Mümine de iman ne güzel uymuş

 

    Daim gezer idi dağlar başında

    Hiç bir hile yoktur onun işinde

    Alıp gezer idi çölün başında

    Ali'ye de Selman ne güzel uymuş

 

    Hüseyin'im yeşil giyer eynine

    Hiç bir hile getirmezdi göynüne

    Kurdu kuşu lutfeylemiş kendine

    Tabiata insan ne güzel uymuş

 

    Ezeli gamımdır kara bağlamak

    Ciğerimi aşk oduna dağlamak

    Yakub'un da işi gücü ağlamak

    Yusuf'a da Kenan ne güzel uymuş

 

 

     Ali Ekber Çiçek -  Erzincan

Yorum (9) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

'sen ne yakışıklı olmuşsun şehidim'

10.10.2007

bu gün başımıza ne mi geldi ?

 

bu gün başımıza acı geldi, ağıt geldi, etten kopan et geldi..
bu gün başımıza nefret geldi, öfke geldi, kıyamet geldi..
bu gün başımıza hergünkünden büyük felaket geldi..

 

başımıza silah dayandı bu gün, ciğerimize hançer sokuldu..
yandı yürek yandı yandı yandıııı .. kor oldu..

 

 

Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar diliyorum.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Şükür Kavuşturana

9.17.2007

 

 

Mübarek Ramazan rahmetiyle ve bereketiyle geldi. Tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Dalida - l found my love in portofino

8.30.2007

İtalyan anne babanın çocuğu olarak Kahire, Mısır 'da doğdu. Daha çocukken viyolonsel ve şarkıcılık dersleri aldı. 1954'de Mısır Güzellik Kraliçesi seçildi. Ardından aktris olmak için Paris'e gitti.

Hayatını ve kariyerini merak edenler için;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Dalida

 

 

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Arama beni

6.18.2007

 

 

 Yollara vurmuşum şu genç ömrümü

 Firari gönlüme yağmurlar yağsın

 İstemem ey şehir, istemem üstü kalsın

 Alacağım senden değil yarim utansın

 

 Yokluğun yakar beni cehennem gibi

 Gece yağan yağmur ol, söndür ateşi

 Beni hiç sevmedin, bilirim hiç sevmedin

 Canına yandığım İstanbul gibi

 

Arama beni kimseye sorma

Ne haldeğim nerdeyim kimin umrunda

Arama beni kimseye sorma

Yüreğine yaz beni sakın unutma

 

 

 Yücel Arzen

Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gönlümün Kanayan Gülü: Bosna

5.31.2007

 

Srebrenitsa Cehennemi

"Srebrenitsa, Birleşmiş Milletler'in muhteşem bir direnişi kırmak amaçlı "güvenli bölge" olarak ilan ettiği bir yerdi. Lakin bu ilandan iki sene sonra bir gece, BM nezaretinde tam sekiz bin Müslüman Boşnak erkeği katledildi Srebrenitsa'da. Şeytanın emrine girmiş sırp katillerin, binlerce Müslüman'a yaptığı işkenceler, bir insanın elleriyle işlenmişe hiç benzemiyordu. Kulaklarınıza gelen hikâyeler tüyler ürpertici, dişlenimizi öfkeden sıkmamıza neden olacak kadar şiddet doluydu. Bir yandan bu hikâyelerin gerçekliği ile ilgili, bu denli bir kötülüğe şahit olmamış yüreklerimizi yatıştırmaya çalışırken, bir yandan yumruklarımızı bu geri dönüşsüz katliamda şehit olan kardeşlerimiz için sıkıyor, gözyaşlarımıza hakim olamıyorduk."

 

"Gönlümün Kanayan Gülü : Bosna" belgeselinin tamamı www.srebrenica.blogcu.com ' da 

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KURABİYE HIRSIZI

5.4.2007

   

Bir gece, kadının biri havaalanında bekliyordu. Uçağın kalkmasına daha epeyce zaman vardı. Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket kurabiye alıp kendisine oturacak bir yer buldu. Kendisine kitabına kaptırmış olmasına rağmen, yanında oturan adamın olabildiğince cüretkar bir şekilde aralarında duran paketten birer birer kurabiye aldığını fark etti; ne kadar görmezden gelse de.

Bir taraftan kitabını okuyup kurabiyesini yerken, bir taraftan da gözü saatteydi. ‘kurabiye hırsızı’ kurabiyeleri yavaş yavaş tüketirken, kadının kulağı saatin tik taklarındaydı; ama tik taklar sinirlenmesini yine de engellemiyordu. Kendi kendine düşünüyordu; “Kibar bir insan olmasaydım, şu adamın gözlerini morartırdım!”

Her kurabiyeye uzandığında, adam da elini uzatıyordu. Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca, “Bakalım şimdi ne yapacak?” dedi kendi kendine. Adam yüzünde asabi bir gülümsemeyle son kurabiyeye uzandı ve kurabiyeyi ikiye böldü. Kurabiyenin yarısını ağzına atarken, diğer yarısını kadına verdi. Kadın kurabiyeyi adamın elinden kapar gibi aldı ve ‘Aman Tanrım, ne cüretkar ve ne kaba bir adam; üstelik bir teşekkür bile etmiyor!’ diye düşündü.

Hayatında bu kadar sinirlendiğini anımsamıyordu. Uçağın kalkacağı anons edilince, derin bir nefes aldı ve rahatladı. Eşyalarını topladı ve çıkış kapısına yürüdü. Kurabiye hırsızına dönüp bakmadı bile. Uçağa bindi ve rahat koltuğuna oturdu. Daha sonra kitabını almak üzere çantasına uzandı.

Çantasına elini uzatınca, gözleri şaşkınlıkla açıldı. Gözlerinin önünde bir paket kurabiye duruyordu! Çaresizlik içinde inledi; “Bunlar benim kurabiyelerimse eğer; Ötekiler de onundu ve benimle her bir kurabiyesini paylaştı!” Üzüntüyle, özür dilemek için çok geç kaldığını anladı. Kaba ve cüretkar olan ‘kurabiye hırsızı’ kendisiydi.

HAYATBAŞKALARINI SUÇLAMADAN ÖNCE

KENDİMİZE DÖNÜP BAKMAMIZ GEREKEN YERDİR.

Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Tinashe, Sıra Bende !

4.30.2007

     

     Tinashe, senin gibiyim şu günlerde. Karayım, simsiyah. Senin zeytin çekirdeği gibi kara gözlerin nasıl kayboluyorduysa simsiyah teninde, öyle kayboluyorum ben de! Sen kendinden çok, karın ve kahve çekirdeği kızın için, çikolatan için korkuyordun. Ben de! “Geliyorlar” diyordun. “Benim kafa derimi yüzmeye geliyorlar“.  Benim de! Önce "yardım etmeye" geldiklerini söylememişler miydi? Pirinç lapası vermişlerdi. Şimdi karşılığında çocuklarınızı mı  kısırlaştırıyorlar? Öyleyse biz.. söylemeye dilim varmıyor değil biz kardeşiz ama bunu bilmiyorlar mı?

      Son zamanlarda insanların gözlerine bakamıyorum Tina. Hiç ses duymuyorum. Kediler ve köpekler terk etmiş burayı. Kuşlar gitmiş. Kanatları yok. Evren durmuş bana bakıyor gibi. Dünyanın bütün insanlarının bütün gözleri birleşmiş, koca bir göz olmuş bana bakıyor. Küçülüyorum. Bana bakıyorlar, yüzüme, gözüme, ellerime bakıyorlar. Sırtımdan bana bakıyorlar. Korkuyorum.

    Biliyorum beni en iyi sen anlarsın değil mi? Çünkü; seni kara olduğun için bir kömür gibi yakmak istediler. Ama sen yılmadın. Korkmadın. Onlara inanmadın. “Yakın beni isterseniz” diyebildin. “ Benim küllerim sizi yine siyaha boyar “ dedin Tinashe. Bu ne demektir? Beni anlayacağını biliyorum. Çünkü; şimdi benim de kafa derimi yüzmek istiyorlar. Kafamın içindekini ve dışındakini istiyorlar benden. Şimdi sıra bende Tinashe. Korkmuyorum!

 Artık senin gibiyim.

 

Arzu Karataş

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Şahit Olsun Kainat !

4.16.2007

 
Son günlerde dinlediğim tek şarkı Grup Yeniçağ'ın "Şahit Olsun" şarkısı. Sözleri ve müziği muhteşem. Dinledikçe tekrar dinleyesi geliyor insanın.
 
 
Çok yakın güzel günler, bir kez daha ufka bak

                                    Hep semaya açtığın ellerin şahit olsun !

 

 

 

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Selma Şevkli'nin Filistin Günlüğü

4.11.2007

 

Buradaki çarşıda Filistinlilerin İsrail süs eşyaları, anahtarlıkları, hatta ‘don’t worry be jewish’ yazan tişörtleri sattıklarını görünce çok garipsedim. Hostelde çalışan Fehmi’ye bunu sordum, “para gerekiyor ne yapsınlar” dedi, ben de “o zaman yenilgiyi kabullenmiş o demektir, artık Kudüs’ü geri alacağını söyleyemez” dedim, “lafta kalır.”

...

Zaten derme çatma evlerde yasayan halk fakir, sadece hayvancılıkla geçiniyor. Birkaç kez İsrail yerleşkesi kurulacağı gerekçesiyle köyü boşaltmaları isteniyor ve hiçbiri bunu kabul etmiyor, sonuna kadar direniyorlar. Bir sabah askerler gelip tüm evleri yıkıyor. Bunun üzerine bir kısmı mülteci kamplarına naklediliyor, bir kısmı ise o kurak, çorak dağbaşında çadır kurup yaşamaya devam ediyor.

Abu Muhammad, köyün ileri gelenlerinden, diyor ki: “Bizi buradan attıkları yetmiyormuş gibi, toprağımıza yapacakları evlerini de bize inşa ettiriyorlar, Kudüs duvarını bize ördürüyorlar, oraya her baktığımda gözlerim doluyor! Türkler burayı yönetti insana dokunmadı, ama bunlar sadece toprağı istemiyor, toprağı insansız istiyor. Ben de asla onların kölesi olarak çalışmayacağım!

 

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Türk Dili Birimi’nin düzenlediği Gezi Yazısı Yarışması’nda birinciliği alan Selma Şevkli'nin "Filistin Günlüğü" yazısı Moleschino'da.

 

Düşünenler için akıl defteri.

 

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

TURUNCU

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

    Kategori yok

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro