Gülnâme

8.23.2005

 

 suçlu gibi durma yağmur altında

 getir ıslak ellerini güneşime sereyim

 güle değdi gözlerinden estiğin rüzgâr

uçuşan tozları bulandırdı göğünü

saçlarından akıp giden tuzlu taneler

ölüm çalan ağaçların dallarını bağlar

hışmınla üşüyen her göze sür bakışını

gurur ve ecel yaklaşınca bedenine

al getir ellerinle kör ettiğin düğümü

 

sürgün veren gövdeler yaşlı mabedime

topraktan tüten yayılan ve saran buğu

düştüğü gülü eriten yağmurun kahrı

kayaları ufalayan sert taneleriyle

kapkara gölgesi geçsin üstümden tek

ışıklı şehir sokakları desem değil

karnına saplanan histerik ağrı

gül suyu yüzüme değinceye dek

 

senin masum gülüne benzetemem

kan çiçeklerinin  toprakta değil kökü

senin uğrunda kanatılan goncalardır

ellerine sürdüğün yabanıl merhem

 

 sonsuz sanırsın sen gecelerin rayını

yükü kendinden ağır gibi yaylanır

kara trenleri her istasyonda uğurlayan

ve bekleyenim bir diğerinde

gıcırdayan asfaltlar ve taş yollar

kenarından geçer mutlak bir bahçenin

içinde sana benzeyen bir gül

pembeleşir sen güldüğünde

 

 suçlu gibi durma yağmur altında sızlayarak

 getir ıslak ellerini kendi güneşime sereyim

 sen kışın en sıcak hayalisin avucumda

 kar altında seni sevmekten öleyim

 

 

 

Arzu Aksoy

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır
« Önceki - Sonraki »

TURUNCU

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

    Bağlantılarım

    Designed by In Obscuro